Mark Zuckerberg, “yüzlerce gigawatt”lık nükleer enerjili veri merkezlerinin peşinde






Meta’nın Yeni Hamlesi: “Meta Compute” ile Yapay Zeka Altyapısında Dev Adım

Meta, Yapay Zeka Yarışında Altyapıyı Yeniden Tanımlıyor: “Meta Compute” Devreye Giriyor

Teknoloji devi Meta, yapay zeka (YZ) alanındaki küresel rekabette kritik bir stratejik dönüşümü duyurdu. Şirket, hızla genişleyen ve devasa boyutlara ulaşan yapay zeka veri merkezi ağının planlanması, kurulumu ve işletimini tek bir çatı altında yönetmek üzere “Meta Compute” adını verdiği yepyeni bir organizasyonel girişimi faaliyete geçirdi. Bu hamle, sadece bir iç yapılanma değil, gelecek on yılların teknoloji ve altyapı savaşlarının temelini oluşturacak bir yatırım ve kontrol vizyonunun somutlaşmış hali olarak yorumlanıyor.

Zuckerberg’den Stratejik Vurgu: “Altyapı, Belirleyici Avantaj Olacak”

Meta’nın Kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, Threads platformu üzerinden yaptığı önemli paylaşımda, altyapı yatırımlarının şirketin gelecekteki konumunu şekillendireceğinin altını çizdi. Zuckerberg, “Meta bu on yıl içinde onlarca gigavatlık, uzun vadede ise yüzlerce gigavatı aşabilecek kapasite inşa etmeyi planlıyor” açıklamasını yaparak, ölçeğin büyüklüğüne dikkat çekti. Daha da çarpıcı olan, bu altyapının tasarımı, finansmanı ve kurulacak ortaklıkların, şirketin rekabet gücünde belirleyici olacağını vurgulamasıydı. Bu ifadeler, Meta’nın artık sadece yazılım ve algoritmalarla değil, fiziksel ve enerji altyapısının hâkimiyetiyle de öne çıkmak istediğini gösteriyor.

Bu açıklama, Zuckerberg’in bir diğer önemli atamasını duyurmasının hemen ardından geldi. Goldman Sachs’ta 16 yıl görev yapan ve eski ABD Başkanı Donald Trump’a danışmanlık yapmış olan deneyimli isim Dina Powell McCormick, Meta’ya Başkan ve Başkan Yardımcısı olarak katıldı. McCormick’in gelişi, Meta’nın özellikle hükümetler ve egemen fonlarla kurulacak karmaşık ve büyük ölçekli ortaklıklar konusunda ciddi bir niyetinin olduğunun sinyalini verdi.

Meta Compute’un İki Kolu: Teknoloji ve Stratejinin Liderleri

Peki, bu iddialı proje pratikte nasıl işleyecek? Zuckerberg’in açıklamalarına göre, Meta Compute’un başında iki üst düzey yönetici yer alacak. Bu ikili, organizasyonun birbirini tamamlayan iki temel ayağını temsil ediyor.

İlk isim, Meta’nın küresel altyapıdan sorumlu tecrübeli yöneticisi Santosh Janardhan. Janardhan, teknik mimari, yazılım altyapısı, özel çip (silicon) programları, geliştirici verimliliği ve Meta’nın dünya genindeki tüm veri merkezleri ile ağlarının inşası ve işletilmesinden sorumlu olmaya devam edecek. Yani, Meta Compute’un “makine dairesini” yönetecek olan kişi.

İkinci kilit isim ise 2025 ortasında şirketin “Süper Zeka” (Superintelligence) ekibine katılan Daniel Gross. Gross, uzun vadeli kapasite stratejisi, tedarikçi ve sektör ortaklıkları, derinlemesine sektör analizi, planlama ve iş modelleri üzerine odaklanacak yeni bir ekibin başında olacak. Gross’un rolü, Janardhan’ın inşa ettiği fiziksel altyapının nereye, nasıl ve kiminle kurulacağının yol haritasını çizmek olacak. Her iki lider de, Dina Powell McCormick ile yakın iş birliği içinde çalışacak.

Devasa Yatırımlar ve Rekabetçi Zorluklar

Meta, “herkes için kişisel süper zeka” vizyonu doğrultusunda finansal kaynaklarını seferber etmeye devam ediyor. Şirket, 2025 mali yılı için bu amaçla 72 milyar dolarlık bir sermaye harcaması öngörüyor. Bu rakamın sonraki yıllarda daha da artması bekleniyor. Bu, teknoloji tarihindeki en büyük altyapı yatırım hamlelerinden biri.

Ancak, bu devasa harcamaların karşılığında Meta’nın rakiplerine kıyasla henüz beklenen somut sonuçları ortaya koyamadığı da bir gerçek olarak duruyor. Açık kaynaklı Llama 4 modellerinin sektörde beklenen sarsıcı etkiyi yaratamaması, OpenAI gibi rakiplerle yaşanan yetenek savaşı ve makine öğrenimi alanının duayen isimlerinden Yann LeCun’un şirketten ayrılması, Meta’nın bir sonraki nesil temel modellerinin geleceğini belirsizliğe sürüklemiş durumda.

İlginç bir gelişme olarak, Zuckerberg’in bir dönem öne çıkardığı açık kaynak felsefesinden kısmi bir geri adım attığı ve Avocado ve Mango kod adlı, kapalı ve tescilli modellere yöneldiği iddiaları ortaya atılıyor. Buna karşın, şirket Segment Anything Model (SAM) serisi gibi belirli projeleri açık kaynak olarak yayımlamaya devam ediyor.

Gigawatt Ölçeğinde Enerji Açlığı ve Nükleer Çözüm

Llama 4’te yaşanan hayal kırıklığına rağmen Zuckerberg, üretken yapay zeka hedeflerinden vazgeçmiş değil. Planlanan bu devasa veri merkezi ağı, Ohio, Louisiana ve Texas başta olmak üzere ABD’nin birçok bölgesinde hızla hayata geçiriliyor. Bu merkezlerin her biri gigawatt ölçeğinde enerji tüketimi anlamına geliyor.

İşte tam da bu noktada, Meta’nın bir diğer radikal hamlesi devreye giriyor: Nükleer enerji. Şirket, bu enerji açlığını karşılamak için geçtiğimiz haftalarda TerraPower, Oklo ve Vistra gibi şirketlerle uzun vadeli nükleer enerji anlaşmaları imzaladı. Daha önce Constellation Energy ile yapılan anlaşmalar da eklendiğinde, Meta’nın sözleşme altına aldığı toplam nükleer enerji kapasitesi yaklaşık 6.6 gigavata ulaşıyor. Bu, onlarca büyük şehrin enerji ihtiyacını karşılayabilecek bir kapasiteye işaret ediyor.

Meta Compute’un Daha Geniş Anlamı: Kontrol ve Toplumsal Etkiler

Uzmanlara göre Meta Compute girişimi, yapay zeka yarışının artık sadece laboratuvarlarda değil, enerji santrallerinde ve dev arazi parsellerinde de kazanılacağının ilanı. Ancak bu durum, önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları da beraberinde getiriyor.

Meta Compute, birkaç büyük teknoloji şirketinin (Meta, Google, Microsoft, OpenAI gibi) küresel yapay zeka altyapısını ve dolayısıyla hesaplama gücünü fiilen kontrol etmesi anlamına geliyor. Bu da kullanıcılar açısından kritik bir riski doğuruyor: Yakın gelecekte hangi yapay zeka araçlarının, hangi standartlara sahip olacağına ve hatta hangilerinin “erişilebilir” olacağına sayılı şirket karar verebilir.

Diğer yandan, bu devasa veri merkezlerinin enerji tüketimi, yerel ve ulusal enerji şebekeleri üzerinde benzeri görülmemiş bir yük oluşturma potansiyeli taşıyor. Meta’nın nükleer anlaşmaları, kendi operasyonel sürekliliğini garanti altına alırken, elektrik fiyatları ve kaynak rekabeti üzerinde dolaylı ancak derin etkiler yaratabilir. Yapay zeka hizmetleri son kullanıcıya “ücretsiz” gibi görünse de, bunun gerçek maliyeti enerji altyapısına yapılan baskı ve potansiyel kaynak kıtlıkları şeklinde topluma yansıyabilir.

Sonuç olarak, Meta Compute, Meta’nın yapay zeka vizyonunu somut altyapıya dökme kararlılığının bir göstergesi. Bu hamle, şirketin sadece bir yazılım geliştiricisi değil, aynı zamanda 21. yüzyılın en önemli fiziksel ve enerji altyapısı inşaatçılarından biri olma yolunda ilerlediğini ortaya koyuyor. Bu yolculuğun, teknoloji rekabetini, enerji politikalarını ve dijital erişimi nasıl şekillendireceği ise önümüzdeki dönemin en çok izlenecek gelişmelerinden biri olacak.


Benzer Haberler

NASA’nın acil durum tahliyesi bu gece canlı yayınlanacak

admin

Yapay zekalı bilgisayarlar balon muydu? Tüketici ilgisi düşük, fiyatlar yükselişte

admin

X (Twitter) çöktü mü? 13 Ocak Twitter’a erişim sorunu. Bakanlıktan açıklama geldi

admin

Bir Yorum Bırakın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Tıklayınız

Gizlilik İlkeleri