Küresel Petol Piyasasında Denge Oyunu: Arz Fazlası, Jeopolitik Fırtınaları Nasıl Yatıştırıyor?
Uluslararası finans dünyasının önde gelen derecelendirme kuruluşlarından Fitch Ratings, küresel petrol piyasalarının geleceğine dair kapsamlı bir değerlendirme yayınladı. Raporda, son dönemde artan jeopolitik gerilimlere ve bölgesel üretim belirsizliklerine rağmen, piyasa dinamiklerinin temel belirleyicisinin yapısal arz fazlası olduğu vurgulanıyor. Bu durum, fiyatlar üzerindeki olası spekülatif baskıları sınırlandırarak, beklenmedik şoklar karşısında bir tampon işlevi görüyor.
Raporda, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela’nın trajik durumu gözler önüne seriliyor. Rezervlerin yaklaşık %17’sine sahip olmasına karşın, Venezuela’nın küresel üretimdeki payı Kasım 2025 itibarıyla sadece %0.8 seviyesinde. Bu dramatik düşüşün arkasında, on yıllardır süren yaptırımlar, kronik yatırım eksikliği ve altyapının çöküşü yer alıyor.
Sayılar hikayeyi anlatıyor: 2010’da günlük 2.5 milyon varil olan üretim, 2024’te 0.88 milyon varile kadar geriledi. Kısa süreli iyileşmeler (Eylül-Ekim 2025’te ~1 milyon varil) kalıcı olamadı; Kasım 2025’te ABD ile yaşanan yeni gerilimler ve yaptırımlar nedeniyle üretim 0.86 milyon varile, ihracat ise günlük 0.67 milyon varile indi.
Fitch, mevcut stokların satılması ve yaptırımların kısmen hafiflemesiyle üretimin kısa vadede günlük 1 milyon varil civarına çıkabileceğini, ancak bunun küresel piyasalar üzerinde anlamlı bir etki yaratmasının beklenmediğini belirtiyor. Üretimin 2010 seviyelerine dönmesi ise neredeyse bir hayal. Raporda, “Bu, harap durumdaki altyapının modernizasyonu için çok büyük yatırımlar gerektirir” deniliyor.
Venezuela petrolünün ekstra ağır ve yüksek kükürtlü yapısı, sorunu daha da karmaşık hale getiriyor. Bu tür petrolün işlenmesi ileri teknik uzmanlık gerektiriyor ve bu uzmanlık geleneksel olarak uluslararası şirketlerden geliyor. Fitch, uluslararası şirketlerin, özellikle de 2007’deki kamulaştırmaları hatırlatarak, yeniden yatırım yapabilmeleri için “güvenilir bir düzenleyici çerçeve ve mali istikrarın şart olduğunu” vurguluyor.
Küresel piyasadaki diğer bir risk odağı ise İran. Venezuela’dan çok daha büyük bir tedarikçi olan İran’ın günlük üretimi 3.5 milyon varil, ihracatı ise 2 milyon varil civarında seyrediyor. Kasım 2025’te ABD’nin İranlı şirket ağlarına yönelik yeni yaptırımlarına rağmen, ülkenin petrol arzı şimdilik nispeten istikrarlı görünüyor.
Ancak Fitch, burada da küresel arz fazlasının dengeleyici rolüne dikkat çekiyor: “İran’ın üretiminde ciddi kesintiler, fiyatları yukarı çekebilir ancak küresel arz fazlası nedeniyle etkinin yine de sınırlı kalması bekleniyor.” Yani, piyasanın emebileceği bir yedek kapasite mevcut.
Analiz, Rusya’nın da denklemdeki yerini inceliyor. Rus petrol üretimi günde yaklaşık 9.3 milyon varil seviyesinde yatay seyrederken, ihracatın büyük kısmı yaptırımlardan kaçınmak için Çin ve Hindistan’a yönlendirilmiş durumda. ABD ve İngiltere’nin Lukoil ve Rosneft’e yönelik son yaptırımları (bu şirketler Rus ihracatının ~%50’sini kontrol ediyor) ihracatı azaltabilir.
Fitch, barış anlaşması ve yaptırımların kaldırılması gibi senaryoların bile, arz fazlası olan bir piyasada kısa vadede hacimden çok fiyat oynaklığını artırabileceğini öne sürüyor. Tüm bu jeopolitik manzara içinde, OPEC+’nın “hacim mi, değer mi?” ikilemindeki stratejik tercihi, petrol piyasasının şekillenmesinde belirleyici olmaya devam edecek.
Fitch, 2024 için Brent petrol varil fiyat tahminini 63 dolar olarak korurken, petrol ve doğal gaz şirketlerinin kredi notlarını orta vadeli 60 dolar varsayımına göre değerlendiriyor. Kuruluşun uzun vadeli projeksiyonları ise piyasanın yapısal dinamiğini net bir şekilde ortaya koyuyor:
Küresel petrol piyasasının 2026’ya kadar arz fazlası vermeye devam etmesi bekleniyor. Fitch, 2025’te günlük 3 milyon varil, 2026’da ise ek 2.5 milyon varillik bir arz artışı öngörüyor. Buna karşılık, talep artışının her iki yılda da yalnızca yaklaşık 0.8 milyon varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu makas, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıyı ve jeopolitik şoklara karşı piyasanın dayanıklılığını sürdürecek gibi görünüyor.
Sonuç olarak, Fitch Ratings raporu, küresel petrol piyasasının jeopolitik dalgalanmalardan etkilenmeye devam edeceğini, ancak temelinde yatan yapısal arz fazlasının, bu dalgalanmaların fiyatlara yansımasını önemli ölçüde sınırlandırdığını ortaya koyuyor. Venezuela ve İran gibi ülkelerdeki belirsizlikler, piyasa katılımcıları için risk oluştursa da, geniş yedek kapasite ve OPEC+’nın stratejik hamleleri, önümüzdeki dönemde aşırı fiyat hareketlerini dizginleyecek anahtar faktörler olarak öne çıkıyor.
Haber içeriği, Fitch Ratings’in kamuya açık değerlendirme raporlarından ve www.sozcu.com.tr’de yayınlanan ilgili haberdeki verilerden derlenerek detaylandırılmış ve analiz edilmiştir. Tüm hakları saklıdır.