Geçtiğimiz günlerde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Acar, bir takım eleştirel niteliklerde açıklamalarda bulunmuştu.
Bugünlerde ise yine kendi sözüyle dile getirdiği şekilde, Beraat kararlarındaki sorgulanmaması gerektiği şeklinde ifadelerde bulunması dikkat çekti.
AYM Başkanının söylemiş olduğu bu sözlere dayanarak, Gezi Parkı davasındaki yargılanması süren Osman Kavala’nın beraat kararından sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye ayağı içerideydi, bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar”, söylemlerini akıllara getirmiş oldu.
Öncelikle internetin ve sosyal medya platformları kullanımının yaygınlaşmış olmasının, masumiyet karinesinin korunmasının çok daha önemli hale getirildiğini ifade eden Arslan, AYM’nin gerek norm denetiminde gerekse bireysel başvuruda masumiyet karinesinin yorumuna ve uygulanmasına ilişkin önemli kararlar verdiğini söyledi. Arslan, masumiyet karinesiyle ilgili bireysel başvurularda bu temel hakkın sağladığı güvencenin iki yönüne işaret ettiklerini kaydederek, şu konuşmayı da dile getirdi:
– Birincisi, kabahat isnadı altında olan şahsın kabahatliliği duruşma kararıyla değişmez oluncaya kadar masum olduğunun kabulü gerekir. Masumluk karinesinin ikinci istikameti ise karar sonrasına aittir. Buna göre ceza suçlaması mahkumiyet dışında bir kararla sonuçlandığında şahsın kabahatli görülmemesi, özellikle hakkında verilen salıverilme kararının denetlenmemesi gerekir.